Tatlı su kıtlığı tehdidi, insanlığı beklenenden daha erken etkileyecek

74

Fransız Jeoloji Bilimleri Enstitüsü ve Dartmouth Koleji tarafından yapılan araştırma, eriyen buzulların tahmin edilenden çok daha az buz içerdiğini ve tatlı su kıtlığı tehdidinin insanlığı beklenenden daha erken etkileyeceğini ortaya koydu.

Bloomberg’in aktardığına göre, yeni uydu görüntüleme teknikleriyle ilk kez 250 binden fazla dağ buzulunun kalınlığını ve hareketini ölçen bilim insanları, analiz için yaklaşık 812 bin yüksek çözünürlüklü fotoğraf kullanarak 2017’den 2018’e kadar buzullarla kaplı dünya topraklarının yüzde 98’ini taradı.

Elde edilen veriler, buzullarda bulunan buz hacminin daha doğru bir şekilde belirlenmesine yardımcı oldu. Araştırmacılar, yüz milyonlarca insanın içme suyu, tarım ve enerji üretimi için bağımlı olduğu buz ve tatlı su kaynaklarının miktarında çarpıcı değişiklikler tespit etti.

Himalayalar’daki buzulların daha önce düşünülenden yüzde 37 daha fazla buz içerdiği ortaya çıktı. Himalayalar’daki İndus ve Chenab Nehri havzasında yaşayan sekiz milyon kişi için bu iyi bir haber. Kurak mevsimlerde nehir suyunun yarısından fazlasını buzulların erimiş suları oluşturuyor. Himalayalar’daki buzul rezervlerinin de Brahmaputra Nehri’nin alt havzalarından yüzde 30-87 daha fazla olduğu saptandı.

Araştırma ekibinden Mathieu Morlighem, Himalayalar’ın istisna olduğunu ve diğer tüm bölgelerdeki buz tabakalarının daha ince olduğunu belirterek, örneğin, Güney Amerika And Dağları’ndaki buzulların, bilim insanlarının düşündüğünden yüzde 27 daha az buz içerdiğini kaydetti.

Bilim insanlarının, dağ buzullarının deniz seviyesinin yükselmesine katkısına ilişkin tahminleri de değişti; Grönland ve Antarktika’daki büyük buz tabakaları haricindeki tüm buzulların erimesi durumunda, okyanusların seviyeleri 33 değil, yaklaşık 25 santimetre yükselecek.

Araştırma ekibi lideri Romain Millan, bunun buzulların giderek daha hızlı eridiği gerçeğini değiştirmediğine dikkat çekerek, yeni tahminlerin büyük ölçüde buz hacimlerinin hesaplanma biçimindeki değişikliklerden kaynaklandığını belirtti.

Toplam buz hacmindeki azalmanın kaçınılmaz olarak gezegeni tahmin edilenden daha erken etkileyeceğini düşünen araştırmacılar, buzulların erimesinin iklim değişikliğinin sonuçlarından biri olduğunu hatırlatarak, tahminlerinin hükümetlerin su temini altyapıları inşa etme kararlarını etkileyeceğini umuyor.

Daha önce bilim insanları Everest’teki buzun hızlı bir şekilde inceldiğini ve dağdaki buzulun yılda iki metre buz kaybettiğini tespit etmişti.

DENİZ HABER AJANSI